X

OKUL ZİYARET


 


 

İstanbul Oyuncak Müzesi Gezi Rehberi

Değerli öğretmenlerimiz, müze gezinizin en verimli şekilde geçebilmesi için öğrencilerinizle birlikte gelmeden önce müzemizi ziyaret etmenizi öneriyoruz. Öğrencilerinizle gelmeden önce, yapacağınız ziyarette randevunuzun gün ve saatini belirttiğiniz taktirde sadece size özel olmak koşuluyla dilediğiniz zaman ücretsiz olarak müzemizi gezebilirsiniz.

Ayrıca sizin için hazırladığımız, müze gezi rehberi bizi ziyaret etmeye karar verdiğiniz andan itibaren her adımda size yol gösterici olacak ve çocuklarımızın müzenin sunduğu eğitim olanağından maksimum düzeyde faydalanmalarını sağlayacaktır.

- Müzede sizi neler bekliyor?

İstanbul Oyuncak Müzesi 5 kattan oluşan tarihi bir İstanbul köşkünde konumlanmıştır. 1990’lı yılların başlarına kadar müzenin bulunduğu Erenköy semti tren yolu hattı boyunca aynı yıllarda yapılmış eski İstanbul köşklerine sıkça rastlanmaktaydı. Köşklerin bu bölgede sıklaşmasının nedeni ise Sultan II. Abdülhamit tarafından Haydarpaşa-Bağdat demiryolunun açılmasıyla birlikte, bu bölgede demir yolu yakınlarının en kıymetli yerler olmasındandır. Ancak, yanlış kentleşme nedeniyle artık bu köşklerin yerine çok katlı binalar yer almaktadır. İstanbul Oyuncak Müzesi, içinde bulunduğu bina ile İstanbul’un kentsel tarihini geleceğe taşımaktadır.

Müze’nin sokağına adım attığınızda sizi zürafa şeklinde yapılmış sokak lambaları karşılar. Elbette, sokak lambalarının zürafa şeklinde olması tesadüf değildir. Mısır valisi Mehmet Ali Paşa’nın sultan II. Mahmut’a hediye olarak getirdiği zürafa İstanbul halkı tarafından büyük ilgi ile karşılanır. Tanzimat döneminin önde gelen bilim, kültür, siyaset adamlarından biri olan ve ilk bilim dergisini çıkaran Mehmet Münif Tahir Paşa da zürafadan etkilenenler arasındadır ve İstanbul, Erenköy’deki köşkünün bahçesine bir zürafa heykeli koyar. Buradan geçen tren yolcularının da hayranlıkla izlediği Münif Tahir Paşa’nın köşkü bundan sonra Zürafalı Köşk olarak, bu bölgede zürafalı bahçe olarak anılmaya başlar. İtalyan heykeltıraş Rozette tarafından gerçek boyutlarında yapılan heykel maalesef varlığını günümüze kadar sürdürememiştir. Bu nedenle İstanbul Oyuncak Müzesi’ni aydınlatan sokak lambaları zürafa şeklindedir ve bölgenin tarihine ışık tutmaktadır.

İstanbul Oyuncak Müzesi, 23 Nisan 2005 yılında şair ve yazar Sunay Akın tarafından kurulmuştur. Akın müzeyi, 20 yılda 40’ı aşkın ülkede ki koleksiyoncu ve antikacıdan 4 bin’den fazla antika oyuncak satın alarak oluşturmuştur. Dünyanın çeşitli ülkelerinden toplanan ve farklı kültürleri simgeleyen antika oyuncaklara ev sahipliği yapan İstanbul Oyuncak Müzesi’nde, oyuncak tarihinin en gözde örnekleri sergilenmektedir. Bunlar Lehmann, Schuco, Fleischmann, Gunthermann, Arnold, Carette, Louis Marx gibi markaları, Fawn Zeller tarafından üretilen ve bir başka örneği olmayan Monalisa’nın bebeğini, Charlie Chaplin’in kendi özel eşyası olan bebeğini, 1850-1910 yı1lları arasında yapılan porselen bebekleri ve bebek evlerini sayabiliriz. İstanbul Oyuncak Müzesi vitrinlerinde Türk oyuncaklarına da yer verilmiştir. 2. Abdülhamit dönemine ait Karagöz-Hacıvat gölge oyunu karakterleri, 1950’li ve 70’li yıllarda üretilen Gürel, Alaysa, Nekur ve Fatoş markaları ile Eyüp oyuncakları, oyuncak tarihimize tanıklık eden figürlerden birkaçıdır.

- Oyuncağın tarihçesi;

İstanbul Oyuncak Müzesi’nde sergilenen oyuncaklar ziyaretçilere geçmiş yaşamların izlerini taşır. Çünkü, oyuncağın tarihi insanlık kadar eskidir ve gündelik yaşamda var olan tüm ayrıntılar oyuncaklara aktarılmıştır.

İnsan var olduğundan beri doğadaki nesneleri oyuncak olarak kullanmıştır. Ancak tarihte bilinen ilk oyuncaklar Eski Mısırlılar’a aittir. Arkeolojik bulgular, MÖ 5. Yüzyılda Mısır’daki çocukların tahta atlarla oynadıklarını göstermektedir. MÖ 2. Yüzyılda ise Mısır’da çocukların topaç ve misketlerle oynadıkları belirlenmiştir. Yine aynı dönemlere ait Firavun mezarlarında oyuncak bebekler bulunmuştur. Antik Mısır’da çocukların kilden, tahtadan, taştan ve kurutulmuş meyveden yapılmış oyuncaklarla oynadığını biliyoruz. Tahtadan üretilmiş atlara, misketlere, topaçlara ilk bu dönemde rastlanır.

İnsanlık tarihi kadar eski olan oyuncak tarihinde insan ve hayvan figürleri her zaman önemli bir yere sahip olmuştur. İlk oyuncak bebek yapımı ile İ. Ö. 2. Yüzyılda Mısır’da karşılaşırız. Sonrasında, Eski Yunan, Roma ve Çin’de kilden yapılmış fırınlanmış, hareketli kol ve bacaklara sahip bebekler yapıldığı görülmektedir. El arabaları, çemberler, çıngıraklar ve yo-yoları da ilk oyuncaklar arasında sayabiliriz. Orta çağlarda ise çocukların oyuncak silahlara ilgi duydukları gözlenmiştir.

Oyuncaklar bize üretildiği döneminin toplumsal, kültürel, ekonomik koşullarını da yansıtmaktadır. Üretilen malzemeler açısından oyuncakları değerlendirecek olursak toplumların ekonomik anlamda ve üretim gücü açısından gelişmişlik düzeylerini anlayabiliriz. Örneğin, en eski oyuncaklar, taştan, kemikten ve tahtadandı. Sonradan bunlara kumaşlar eklendi. Ortaçağda demirden dövülmüş hayvan figürleri görülmeye başlandı. 1820 dolaylarında porselen bebekler yapılmaya başlandı. Sanayi devrimi ise metal levhadan oyuncak üretimini başlattı, 1950’li yıllarda ise plastik oyuncaklar eklendi. Günümüzde yine oyuncak üretiminde doğal malzemelere doğru gitme eğilimi bulunmaktadır.

Oyuncağın endüstriyel gelişimine bakacak olursak, oyuncağın seri üretimi 18. Yüzyılda başlamıştır. 2. Dünya savaşına kadar oyuncak endüstrisinde Almanya önde yer almaktadır. İlk oyuncak fabrikaları 1800’lü yılların sonlarında Almanya’da açılmıştır. Ancak, savaş sırasında tüm oyuncak fabrikaları kapandığı için, savaş sonrası Almanya oyuncak üretiminde liderliği kaybeder ve Japonya’ya devreder. Japonya oyuncak üretimine yönelmesiyle savaştan yenik ayrılan bir ülkenin yeniden ayağa kalkmak için çocuklarının düşlerine büyük bir yatırım yapmıştır. Ekonomisini hızla toparlanmış olması bu nedenle tesadüf değildir. 1980’li yıllardan günümüze kadar uzanan dönemde ise Çin pek çok alanda olduğu gibi oyuncak üretiminde lider konumdadır.

20. yüzyılın başlarında oyuncağın pedagojik etkisi ve çocukların eğitiminde etkin rol oynadığı vurgulanmaya başlandı. Pestalozzi, Fribel ve Montessori’nin görüşleri geniş ölçüde yayıldı. Oyuncaklar artık sadece çocukların oyalanma araçları olmaktan çıkarak gelişimlerinin belki de en önemli destekleyicisi haline geldiler.

- Gezi Planlama Süreci

Müzemize gelmeden önce mutlaka müzemizi arayarak rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir. Rezervasyon için müzemizi 0216 359 45 50-51 no’lu numaradan arayabilirsiniz. Gezi tarihinde yapılacak değişiklik ya da iptalinin gerçekleşmesi durumunda İstanbul Oyuncak Müzesi personeline en kısa sürede bilgi vermenizi rica ederiz.

Müze gezinizi daha verimli kılmak adına İstanbul Oyuncak Müzesi’nin okullara yönelik eğitim programlarına katılabilirsiniz. Eğitim programı için tıklayınız.

Müzemizin girişinde okul otobüslerini park edebileceğiniz alan mevcuttur. Görevli arkadaşlarımız müze girişinizde size yardımcı olacaklardır.

Müze gezisi ortalama 1 saat sürmektedir. Okul grupları müze ziyaretinin arkasından oyuncağın tarihine ilişkin farklı yaş gruplarına yönelik hazırlanmış belgesel film gösterimine katılırlar. Eğer okul grubu müze eğitim programlarından da faydalanmak isterse grupların müzede bulunduğu süre eğitim programının içeriğine göre uzamaktadır. Bu konuda ayrıntılı bilgi gezi öncesi sizinle paylaşılacaktır.

Öğretmenlerimizden ricamız müzemize gelmeden önce çocuklarımızı müze içeriği hakkında bilgilendirmeleri ve randevu aldıktan sonra sizinle paylaştığımız çalışma kağıdı hakkında ön hazırlık yapmanızdır. Farklı yaş gruplarına yönelik olarak hazırlanan çalışma kağıdımız gezi rehberinin başında pdf olarak yer almaktadır. Buradan dosyayı indirip inceleyebilirsiniz. Bu sayede çocuklar müzeyi daha verimli gezebilecekler. Müze gezisi sonrasında, çalışma kağıdının yönlendirmesi doğrultusunda sınıfınızda yapacağınız çalışmalar ile müze gezimiz tamamlanmış olacaktır.

- Öğretmenlerimizin Müze Gezisi Sırasında Dikkat Etmesi Gereken Konular;

Öğretmenlerimizden randevu saatine uyulması konusunda hassas davranmalarını rica ediyoruz. Müzemizin eski bir köşkte konumlanması sonucu sergi odaları sadece bir grubun müzeyi rahatça dolaşabileceği imkanı sunmaktadır. Gezi saatinde yaşanan gecikmeler diğer okul gruplarının randevuları ile karışacağından çocuklarımızın müzeyi rahatça gezmelerine engel oluşturmaktadır.

Müze içerisinde çocuklarımızın sessiz ve düzenli gezmeleri konusunda öğretmenlerimizin müze personelimize yardımcı olmalarını ve personelimiz ile iş birliği içerisinde hareket etmeleri gerekmektedir. Öğretmenlerimizin müze ziyareti sırasında çocuklarımızın yanlarından ayrılmamalarını öncelikle onların güvenliği için önemle rica ederiz.

Değerli öğretmenlerimiz müzemiz ile alakalı tüm görüş ve önerilerinizi bizlerle paylaşmanızı rica ediyoruz. Tüm görüş ve önerilerinizi için müzemizin Halkla İlişkiler Sorumlusu Aslı Nuhoğlu ile paylaşabilirsiniz. Kendisine asli@istanbuloyuncakmuzesi.com mail adresinden ulaşabilirsiniz.